<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/63">
<title>Tez Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/63</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/1487"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/1486"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/1472"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/1473"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-06-02T14:53:21Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/1487">
<title>Plastik esaslı levhaların vakum ve ısı ile şekil verme parametrelerinin ürünün kalınlık dağılımı üzerine etkisinin araştırılması</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/1487</link>
<description>Plastik esaslı levhaların vakum ve ısı ile şekil verme parametrelerinin ürünün kalınlık dağılımı üzerine etkisinin araştırılması
Cabbar, Ertuğ
Plastik esaslı levhaların vakum ve ısı ile şekil verme parametrelerinin ürünün kalınlık dağılımı üzerine etkisinin araştırılması üzerine deneysel bir araştırma yapılmıştır. Yapılan araştırmada malzeme türü, malzeme kalınlığı, erkek kalıp çapı ve ön şekil verme sırasında dalma derinliğinin değiştirilmesinin ürünün kalınlık dağılımını nasıl etkilediği belirlenmiştir. Farklı parametreler kullanılarak imal edilen numunelerin her birinden çeyrek dilim parça kesilmiştir. Kesilen parçaların her iki yüzeyinde daha önceden belirlenen 28 adet ölçüm noktasından kalınlık ölçümleri alınıp veriler karşılaştırılmıştır. Yapılan araştırmanın sonucunda erkek kalıp ve dalma derinliği değişimlerin nihai ürün kalınlık dağılımını açıklamak için bir kurala bağlanamayacağını göstermiştir. Her bir erkek kalıp çapı ve dalma derinliği için ayrı ayrı çıkarımlar yapılması gerekmektedir.; Experimental research was conducted on the investigation of the effect of thermoforming parameters for plastic-based sheets on thermoformed product's final thickness distribution. In this work, effect of material type, material thickness, male mold (plug) diameter, and varying plug depth on thickness distribution of the product has been investigated during thermoforming. A quarter of each sample was cut and taken for measurements. Thickness was measured at 28 points which were predetermined paths. Measured experimental data was compared for each case. As a result of the research, it has been shown that the changes in the diameter of the male mold and the length of the plug depth cannot be attributed to a rule to explain the final product thickness distribution. Separate inference should be made for each die diameter and plug depth.
YÖK Tez: 678157
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/1486">
<title>Alfa-tokoferol ile sübstitüe ftalosiyaninlerin sentezi, yapı tayini ve spektroskopik özelliklerinin araştırılması</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/1486</link>
<description>Alfa-tokoferol ile sübstitüe ftalosiyaninlerin sentezi, yapı tayini ve spektroskopik özelliklerinin araştırılması
Kurt, Elif
Alfa-Tokoferol insanlarda E vitaminin biyolojik olarak aktif olan antioksidan bileşenidir. E vitamini, ilk olarak 1922'de Katharine Bishop ve Herbert M. Evans'ın yaptıkları çalışmalar doğrultusunda keşfedilmiştir. Tokoferoller, tokol çekirdeğinden türemiş olup aralarındaki farklılık, tokol çekirdeğine bağlı olan metil gruplarının sayısı ve konumu bakımından ileri gelmektedir. Farklı yapıdaki tokoferollerin, biyolojik etkinlikleri farklılık göstermektedir. Diğer tokoferollere göre kimyasal ve biyolojik olarak etkin olan tokoferol, ?-tokoferoldür. Açık sarı renkli, viskoz ve hafif kokuludur. Alfa-tokoferoller, bitkisel yağda çözünen önemli bir antioksidandır. Antioksidanlar, serbest radikallerin insan vücudundaki hücrelere zarar vermesinin engeller. Ftalosiyaninler (Pc), yeşil renkli, 18-? elektron konjuge sistemine sahip makro halkalı bileşiklerdir. Pc'lerin sahip oldukları fiziksel ve kimyasal özellikler sayesinde çeşitli kullanım alanları vardır. Kanser tedavisinde yeni bir tedavi yöntemi olan fotodinamik terapi (PDT) alanında kullanımları yaygınlaşmıştır. Tez çalışması Kırklareli Üniversitesi İleri Teknolojiler Uygulama ve Araştırma Merkezi Laboratuvarında gerçekleştirildi. İlk aşamada 3-/4- nitroftalonitril ile alfa-tokoferol bileşiklerinin sübstitüsyon tepkimesinde iki adet yeni ftalonitril bileşiği sentezlendi. Daha sonra bu ftalonitril bileşikleri kullanılarak çinko ve indiyum metalli Pc'ler periferal ve periferal olmayan konumlarda sübstitüe olarak sentezlendi. FT-IR, 1H-NMR ve MALDI-TOF spektroskopik yöntemleriyle yapıları aydınlatılarak, fotokimyasal ve fotofiziksel özellikleri UV-Vis ve floresans spektrofotometre cihazları kullanılarak incelendi.; Alpha-Tocopherol is a biologically active antioxidant component of vitamin E in humans. Vitamin E was first discovered in 1922 in line with the studies of Katharine Bishop and Herbet M. Evans. Tocopherols have been derived from the tocol core, and the difference between them is number and location of the methyl groups attached to the tocol core. Biological efficiency of different structure tocopherols is showing differences. According to other tocopherols, chemically and biologically effective tocopherol is ?-tocopherol. It is light yellow in color, viscous and lightly scented. Alpha-tocopherols are vegetable oil-soluble and an important antioxidant. Antioxidants prevent free radicals from damaging cells in the human body. Phthalocyanines (Pcs) are green colored, macrocyclic compounds with an 18-? electron conjugate system. Pc's have various usage areas thanks to their physical and chemical properties. Its use in the field of photodynamic therapy (PDT) which is a novel operation method has become widespread in cancer treatment. It is applied to cancer patients alone or together with traditional cancer methods. This Master's thesis study was carried out in Kırklareli University Advanced Technologies Application and Research Center Laboratory. In the first step, two new phthalonitrile compounds were synthesized from the substitution reaction of 3-/4-nitrophthalonitrile and alpha-tocopherol compounds. Then using these phthalonitrile compounds, peripherally and non-peripherally substitute, zinc and indium metal phthalocyanine compounds were synthesized. Their characterization were explained with FT-IR, 1H-NMR and MALDI-TOF spectroscopic methods, photochemical and photophysical properties were examined using UV-Vis and fluorescence spectrophotometer devices.
YÖK Tez: 679780
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/1472">
<title>Kenevir lifi, keçi kılı ve polipropilen elyaf katkılı horasan harcının özelliklerinin araştırılması</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/1472</link>
<description>Kenevir lifi, keçi kılı ve polipropilen elyaf katkılı horasan harcının özelliklerinin araştırılması
Şimşek, Nimet
Tarihi yapıların günümüze ulaşmasındaki en önemli etkenlerden biri duvarlarda bağlayıcı malzeme olarak kullanılan harçlardır. Tarihi yapılarda yaygın olarak kullanılan harç ise horasan harcıdır. Horasan harcının üretiminde pişmiş kil, su ve kireç kullanılmaktadır. Bununla birlikte eski dönemlerde yerel şartlara göre çeşitli katkı maddeleri ilave edilmiştir. Horasan harcı günümüzde tarihi yapıların onarım ve güçlendirme çalışmalarında restorasyon harcı olarak kullanılmaktadır. Tez çalışması kapsamında kenevir lifi, keçi kılı ve polipropilen elyaf katkılarının horasan harçları üzerindeki etkileri araştırılmıştır. Horasan harcı karışımlarında doğal hidrolik kireç, tuğla kırığı, standart kum, su ve lif kullanılmıştır. Kullanılan lifler harçlara %0,2-0,4-0,6-0,8-1 oranlarında katılarak değişen oranların harçlar üzerindeki etkisi araştırılmıştır. Ayrıca 0-4 mm tuğla kırığı ve 0-2 mm tuğla kırığı olmak üzere iki farklı boyutun harç içerisine aynı oranda ikame edilmesi ile iki grup harç üretilerek, dane boyutunun lif katkılı horasan harçları üzerindeki etkisi incelenmiştir. Horasan harçlarının üretiminde kullanılan agregalar üzerinde birim hacim ağırlık, özgül ağırlık ve elek analizi deneyleri yapılarak agregaların özellikleri tespit edilmiştir. Horasan harçları 40x40x160 mm boyutlu prizmatik kalıplarda üretilmiş ve harç numunelerine yayılma, birim hacim ağırlık, su emme, ultrases geçişi, eğilme ve basınç dayanımı deneyleri yapılmıştır. Horasan harçlarında kenevir lifi, keçi kılı ve polipropilen lif katkısı kullanılarak olumlu sonuçlar elde edilmiştir.; One of the most important factors in the survival of historical buildings is the mortar used as binding material on the walls. The commonly used mortar in historical buildings is Khorasan mortar. Baked clay, water and lime are used in the production of Khorasan mortar. However, various additives were added according to local conditions in ancient times. Nowadays, Khorasan mortar is used as a restoration mortar in the repair and strengthening works of historical buildings. In the thesis study, the effects of hemp fiber, goat hair and polypropylene fiber additives on Khorasan mortars were investigated. Natural hydraulic lime, broken brick, standard sand, water and fiber additives were used in Khorasan mortar mixtures. The fibers used were added to the mortars in proportions 0,2-0,4-0,6-0,8-1% and the effect of the varying ratios on the mortars was investigated. In addition, the effect of grain size on fiber added Horasan mortars was investigated with two groups of mortars were produced by substituting two different sizes, 0-4 mm brick broken and 0-2 mm brick broken, into the mortar at the same rate. The properties of the aggregates were determined by unit volume weight, specific gravity and sieve analysis tests were performed on the aggregates used in the production of Khorasan mortars. Khorasan mortars were produced in prismatic molds of 40x40x160 mm size and spreading, unit weight, water absorption, ultrasound transmission, bending and compressive strength tests were carried out on the mortar samples. Positive results were obtained by using hemp fiber, goat hair and polypropylene fiber additives in Khorasan mortars.
YÖK Tez: 678652
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/1473">
<title>Kalsiyum ligno sülfonat kullanılarak killi bir zeminin iyileştirilmesi</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/1473</link>
<description>Kalsiyum ligno sülfonat kullanılarak killi bir zeminin iyileştirilmesi
Kalkan, Şükrü Çağdaş
Birçok yapının inşaat sürecinde problemli zeminlerle karşılaşılmaktadır. Bu tarz problemli zeminlerle karşılaşılması durumunda genellikle iki yöntemden birine başvurulmaktadır: Birinci yöntem inşaat sahasının değiştirilmesi, ikinci yöntem ise zemin iyileştirme tekniklerinin kullanılmasıdır. Birçok projede inşaat sahasının değiştirilmesi mümkün olmamaktadır. Bu nedenle genellikle zemin iyileştirme yöntemlerine başvurulmaktadır. Bu tez çalışması kapsamında killi bir zeminin kalsiyum ligno sülfonat ile iyileştirilmesi ve iyileştirme sonuçlarının incelenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla bir dizi deneysel çalışma yapılmıştır. Deneysel çalışma kapsamında Kırklareli şehir merkezinde bulunan bir araziden zemin numunesi alınmış ve deneysel çalışmaların yapılması amacıyla Kırklareli Üniversitesi Geoteknik Laboratuvarına getirilmiştir. İlk olarak zemin numunesinin geoteknik özellikleri belirlenmiştir. Geoteknik özellikleri belirlenen zemin numunesinin dayanım özelliklerinin iyileştirilmesi amacıyla zemin numunesine farklı oranlarda kalsiyum ligno sülfonat katılmıştır. Kalsiyum ligno sülfonat miktarı, zeminin kuru ağırlığının % 0,5, % 0,75, % 1, % 2, % 3 ve % 4'ü olarak belirlenmiştir. Ayrıca kür süresine bağlı olarak değişimin incelenmesi amacıyla en uzun süre 365 gün olacak şekilde farklı kür sürelerinde karışım numuneleri hazırlanmıştır. Yapılan deneyler sonucunda zemine kalsiyum ligno sülfonat katılması durumunda optimum su muhtevası ve maksimum kuru birim hacim ağırlık değerlerinde kayda değer bir değişimin olmadığı görülmüştür. Dayanım özelliklerinin belirlenebilmesi amacıyla serbest basınç mukavemeti ve kaliforniya taşıma oranı (CBR) deneyleri yapılmıştır. Yapılan dayanım deneyleri sonucunda serbest basınç mukavemeti ve CBR değerlerinin artan kür süresi ile birlikte artış gösterdiği açık olarak ortaya konulmuştur. Serbest basınç mukavemeti değerlerinde doğal zemin numunesine göre en fazla 10 kat artış görülürken, CBR değerlerinde doğal zemin numunesine oranla 26 kata varan artışlar meydana geldiği görülmüştür. Tez kapsamında yapılan çalışmaların ışığında kalsiyum ligno sülfonatın zemin iyileştirmesinde kullanılabilir olduğu açık olarak görülmüştür.; Problematic soils are encountered during the construction process of many buildings. In case of encountering such problematic soils, one of two methods is generally applied. It can be executed using techniques including removal / replacement and soil stabilization. In many projects, it is not possible to change the construction site. For this reason, soil stabilization techniques are often used. In this thesis, it is aimed to improve a clayey soil with calcium lignosulfonate and to examine the improvement results. For this purpose, a number of experimental studies have been carried out. Within the scope of the experimental study, soil samples were taken from a field located in Kırklareli city center and brought to Kırklareli University Geotechnical Laboratory for experimental studies. First, the geotechnical properties of the soil sample were determined. In order to improve the strength properties of the soil sample whose geotechnical properties were determined, calcium lignosulfonate was added to the soil sample at different rates. The amount of calcium lignosulfonate was determined as 0.5%, 0.75%, 1%, 2%, 3% and 4% of the dry weight of the soil. In addition, in order to examine the change depending on the curing time, mixture samples were prepared at different curing times, with the longest 365 days. As a result of the experiments, it was observed that there was no significant change in the optimum water content and maximum dry unit volume weight values when calcium lignosulfonate was added to the soil. In order to determine the strength properties, unconfined compressive strength and California Bearing Ratio (CBR) tests were carried out. As a result of the strength tests, it has been clearly demonstrated that the unconfined compressive strength and CBR values increase with increasing curing time. It was observed that the unconfined compressive strength values increased up to 10 times compared to the natural soil sample, while the CBR values increased up to 26 times compared to the natural soil sample. With the studies carried out within the scope of the thesis, it has been clearly seen that calcium lignosulfonate can be used in soil improvement.
YÖK Tez: 678838
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
