<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rdf:RDF xmlns="http://purl.org/rss/1.0/" xmlns:rdf="http://www.w3.org/1999/02/22-rdf-syntax-ns#" xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/">
<channel rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/623">
<title>Makale Koleksiyonu</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/623</link>
<description/>
<items>
<rdf:Seq>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4349"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4350"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4351"/>
<rdf:li rdf:resource="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4352"/>
</rdf:Seq>
</items>
<dc:date>2026-06-02T13:49:55Z</dc:date>
</channel>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4349">
<title>Youtube Yemek Kanallarının Tatma Davranışsal Niyeti Üzerine Etkisi</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/4349</link>
<description>Youtube Yemek Kanallarının Tatma Davranışsal Niyeti Üzerine Etkisi
Uçan, Berre Zeynep; Girgin, Göksel Kemal; Karaman, Nilgün
Sosyal medyanın, modern dünyanın vazgeçilmez bir parçası haline gelmesiyle birlikte insan yaşamına giren ve her geçen gün takipçi sayısının arttığı Youtube kanallarının gastronomik anlamda takipçilerinin davranışlarını ne derecede etkilediği önemlidir. Bu çalışmanın amacı, Youtube yemek kanallarının kişilerin tatma davranışsal niyetini nasıl etkilediğini saptamaktır. Bu amaca ulaşmak için bir anket hazırlanmış ve bu anket çevrimiçi platformda 391 Youtube yemek kanalı takipçisine uygulanmıştır. Çalışmada, Wang (2011) tarafından farklı kaynaklardan yararlanılarak geliştirilen ve 31 ifadeden oluşan ölçek kullanılmıştır. Ayrıca araştırma modeli Youtube yemek kanalları için yeniden düzenlenmiştir. Araştırma modeli tatma davranışına teşvik etme (deneyim sunma ve empati oluşturma), tat farkındalığı oluşturma (görüntü sağlama, bilgi verme ve kılavuz sağlama) ve kişilerarası etkileşimi kolaylaştırmak (sosyal etki ve siber topluluk etkisi) şeklinde üç ana değişken üzerine kurulmuştur. Elde edilen sonuçlara göre deneyim sunma, empati oluşturma ve siber topluluk etkisi boyutlarının tatma davranışsal niyeti üzerinde olumlu etkisi olduğu yönündeki hipotezler kabul edilmiştir. Görüntü sağlama, bilgi verme, kılavuz sağlama ve sosyal etki boyutlarının tatma davranışsal niyeti üzerinde olumlu etkisi olduğu yönündeki hipotezler ise reddedilmiştir.
DergiPark: 887291; kusbder
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4350">
<title>Rüya İçinde Rüya: Elif Hümeyra Aydın’ın “Kesik Süt Tadı” Öyküsüne Psikanalitik Bir Yaklaşım</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/4350</link>
<description>Rüya İçinde Rüya: Elif Hümeyra Aydın’ın “Kesik Süt Tadı” Öyküsüne Psikanalitik Bir Yaklaşım
Turan, İsmail
Türk edebiyatında geçmişten günümüze değişen ve gelişen hikâye anlatma geleneği, günümüzde modernleşen dün-yanın yabancılaştırdığı bireyin dışlanmış, itilmiş olmasını ve sıradanlığını duyarlılıkla işlemeye devam eder. Modern yaşamın makineleştirdiği ve tekdüzeleştirdiği bireyin duygularındaki değişimler; onu hissizliğe, iletişimsizliğe sürük-ler ve bu, bireyin psikolojik yıkımlara uğramasına sebep olur. İçe kapanık biri olarak kendi bireyselliğini kazanama-mış olan kahramanlar, bir boşluğun içindedir ve kendilerini değersiz hisseder.Her zaman bireyin ruhu sığınacak liman arar. Bazen bu kaçıştır bazen de sığınak. Normal bir süreçte her kız çocu-ğunda görülen bu ruhsal süreç; annenin bireyle olan çekişmesi, bireyin farklı bir seyir izlemesine sebep olur. Bire-yin bu davranışlarındaki her görünür nedenin Freud’un “buzdağı” benzetmesinde olduğu gibi bir de “su altında kalan görünmez nedenleri” vardır. Nitekim bu çalışmada Elif Hümeyra Aydın’ın Dergâh Yayınlarından çıkan Doğum Lekesi adlı öykü kitabındaki “Kesik Süt Tadı” adlı öyküsünü; Freud’un geliştirdiği psikanalitik yöntemin altyapısını oluşturan bilinçaltı, bastırma, sanrı, rüya, gündüz düşleri, Elektra Kompleksi, yas ve melankoli gibi kavramlar etra-fında yer alan karakterler psikanalitik bir okumayla değerlendirilir.
DergiPark: 930191; kusbder
</description>
<dc:date>2021-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4351">
<title>1929 Dünya Ekonomik Krizi Ve Türkiye’de Devletçilik Politikasına Geçiş</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/4351</link>
<description>1929 Dünya Ekonomik Krizi Ve Türkiye’de Devletçilik Politikasına Geçiş
Akkor, Nesrin
OsmanlıDevleti’nin I. Dünya Savaşı’nda mağlup olmasının ardından Anadolu, İtilafDevletlerince işgale uğramıştı. Uzun süren savaşlar ve devlet ekonomisindeyaşanan zorluklar nedeniyle Anadolu iyice yoksullaşmıştı. Üretim yapabilecekolan yetişmiş erkek nüfusun da savaşlarda yok olmasıyla ekonomik darboğazdannasıl çıkılacağı büyük bir sorun oluşturmaktaydı. İktisadi anlamda durum sonderece kötü idi ancak düşman işgaline karşı büyük bir direnç gösterilmiş veyeni bir devlet ortaya çıkmıştı. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin savaş sonrasıdönemde nasıl bir ekonomi politika izleyeceği tam olarak bilinmiyordu çünkü hemvar olan sorunlar hem de Osmanlı Devleti’nden kalma borçlar devletidarecilerini fazlasıyla kaygılandırmaktaydı. Ekonomik yükselişi sağlamanınönemli bir ayağı nitelikli iş gücüne sahip olmaktı. Yaşanan çatışmalardaeğitimli insan gücünün önemli bir kısmı yok oldu. Ticari faaliyetleri yürütenazınlıklardan da göçlerin yaşanması ekonomiyi daha da kötüleştirdi. Sermaye veteknolojik altyapının olmayışı var olan imkanlarla ilerlemeyi zorlaştırıyordu.Tüm zorluklara rağmen yürütülen toparlanma gayretine en büyük darbeyi 1929Dünya Ekonomik Krizi vurdu. Kriz, başta ABD ve İngiltere olmak üzere tümdevletleri etkilemişti. Türk ekonomisi de büyük bir yara almıştı. Bu büyükkrizden kurtulmak ve toparlanmak için 1930 yılında ilk kez devletçilik konusugündeme gelir. 1932 yılından itibaren uygulanmaya başlayan devletçilik sistemi,devlet öncülüğünde sanayiye dayalı bir ekonomik gelişim hamlesi olarak ifadeedilebilir.
DergiPark: 439443; kusbder
</description>
<dc:date>2018-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
<item rdf:about="https://hdl.handle.net/20.500.11857/4352">
<title>Meslek Yüksekokulunda Yapılan Eğitimin Mezunlarının İş Hayatındaki Etkisi Üzerine Bir Araştırma</title>
<link>https://hdl.handle.net/20.500.11857/4352</link>
<description>Meslek Yüksekokulunda Yapılan Eğitimin Mezunlarının İş Hayatındaki Etkisi Üzerine Bir Araştırma
Atalay, Muhammet; Bayer, Harun; Çelik, Enes
Yükseköğretimkurumları toplumun ve ekonominin ihtiyaç duyduğu yetişmiş insan gücünühazırlayan önemli bir eğitim öğretim basamağıdır. Meslek yüksekokullarımezunları, yükseköğretimin diğer düzeylerine göre iş hayatına çok daha hızlı dahilolmaktadır. İki yıllık öğretim sürecinde başarılı olan ve ön lisans derecesialanlar, yetişmiş ara eleman olarak ekonomik ve sosyal hayatın çok çeşitlikollarında iş hayatına atılmaktadır. Hem yükseköğretim kurumların verimliliğihem de mezunlarının meslek hayatı açısından, üniversitelerden mezun olanlarındonanımlarıyla iş dünyasının beklentilerinin örtüşmesi arzu edilir. Bu çalışma,bir meslek yüksekokulunun mezunları örneği üzerinden, mezunların öğretimhayatında edindikleri donanım ve mezuniyet sonrası iş bulma ve çalışmasüreçlerindeki yaşadıkları tecrübeleri karşılaştırmalı olarak değerlendirmeküzere yapılmıştır. Çalışmada genel tarama yöntemi kullanılmış ve betimselistatistikler incelenmiştir. Bir meslek yüksekokulundan 2010-2014 yılları arasıdört farklı programdan mezun olan kişiler ile yapılan araştırma sonuçlarınagöre; mezuniyet sonrası bir işe girme süresinin 1-2 yıl aralığında olduğu,çalışmaya başlamayan mezunların önemli bir kısmının örgün öğretim hayatınadevam ettikleri ve mezunların büyük bir çoğunluğunun açık veya örgün öğretimile lisans diploması almaya çalıştıkları belirlenmiştir. Ayrıca öğretimsüresince kazanılan yeterliliklerin, bu programlardan mezun olanların çalışmahayatında önemli ve yol gösterici olduğu saptanmıştır.
DergiPark: 364439; kusbder
</description>
<dc:date>2019-01-01T00:00:00Z</dc:date>
</item>
</rdf:RDF>
